Oyun İncelemesi

Arc Raiders İnceleme

Video inceleme

“Eşya topla, hayatta kal ve üsse dön” türünün son dönemdeki en başarılı temsilcisi olan Arc Raiders, özellikle oyuncuları tetikte tutması ve kendine has topluluğu ile ön plana çıkıyor.

Bundan tam 12 yıl önce Division’ın ilk oynanış videosunu izlediğimde acayip heyecanlanmıştım. Para üzerinden yayılan bir virüs dünyanın anasını ağlatmış. Terk edilmiş binalar, tekinsiz bir ortam, koloniler içinde sıkışmış insanlar, karlı bir new york haritası.... Bu oyun en sevdiğim temalardan birine sahipti.. 

Şimdi bile bakınca görsel ve atmosfer anlamında ne kadar sağlam bir iş olduğunu görüyoruz.. İyi bir oyundu ama çıktığında oynanış anlamında ilk tanıtımlarından eser kalmamıştı. Yüzlerce mermi boşalttığımız düşmanlar vardı..Dahası o beklediğim tekinsiz ortamı bir türlü bulamamıştım.. Videoda gösterilenin aksine bir şişe su için mücadele eden insanlar yoktu.. Division’ı ve devam oyununu saatlerce oynadım ama hep bir şey eksik geldi…

Açıkçası Arc Raiders’ı oynamaya başlayınca aklımın bir köşesinden hep Division geçti. Girdiğim turda kaybetmemek için güvenli cebime koyduğum zeytinler… Alt ettiğim düşmanın üzerinde bulduğum limonları görünce yaşadığım sevinç.. Evet şimdi bulması çok kolay ama oyun bana limon için adam öldürtmüştü.. Gözümün karardığı çatışmalar ya da üzerimdeki eşyaları kaybetmemek için sinsice ilerlediğim anlar olmuştu… 

Arc Raiders oyuncuyu bağlamayı başaran ve o tedirginliği verebilen bir yapım. Solo modunda etrafı araştırırken karşılaştığım bir oyuncuya selam veriyorum ama aynı zamanda arkamı döndüğümde “acaba bana saldıracak mı?” diye üç buçuk atmaya devam ediyorum... 

Aslında Arc Raiders daha beta aşamasında iyi bir oyun olacağını hissettirmişti. Birçok oyuncu Call of Duty ver Battlefield ile aynı dönemde çıkmasının bir intihar olduğunu düşündü. Beta sürümlerini oynayanlar ise bunun tam tersini düşünüyordu. Nitekim öyle de oldu. Hem oynama hem de izleme sayılarına baktığımızda Arc Raiders’ın bu iki rakibini de geride bıraktığını görüyoruz. Bu da iyi yapılan bir oyunun, her zaman oyuncuların takdirini kazandığının güzel bir örneği oldu.

Live servis ve co-op oyunların en büyük sıkıntısı iyi başlayıp sonradan baymaları. Yani ilk etapta çok iyi gelmelerine rağmen, 5-6 saat oynadıktan sonra baymaya başlayan çok fazla oyunla karşılaştık. Arc Raiders işte bu kalıbı kırmaya çalışıyor… Tamamen kırmış değil ama potansiyeli çok yüksek.

Mesela kendimden örnek vereyim. ben aslında bu tür oyunları sevmiyorum, çok çabuk sıkılıyorum. Arc Raiders’ın iki farklı betası oldu ve ben bu iki betaya da katıldım. Muhtemelen betasını bi 20 saate yakın oynamışımdır. Buna rağmen oyun çıktığında hala bu soru işaretleri kafamda vardı. Çıktığı günden beri 50 saatten fazla oynadım ama hala ilk günkü gibi keyifle oynamaya devam ediyorum… Tamam bazı hedefleri daha kolay alt ediyorum ama PvP kısmındaki o tekinsiz ortam ve çatışma keyfi hala devam ediyor. Yani toplamda 70 saate yakın oynamışım ve hala oyundan sıkılmış değilim. 

Burada önemli olan nokta oyunun endgame ve sonrasında nasıl besleneceği. Tamam 50 60-70 saat bana göre bir oyun için müthiş bi süre, yani fiyat performans olarak bakacak olursak, bu oyundan aslında alacağımı almışım. Ama ilersi için de umutluyum. Yani ekip oyunu güzel beslemeye devam ederse bu süre muhtemelen katlanarak artacak gibime geliyor. Nitekim 4 farklı harita ile çıkan oyun sadece 2 hafta sonra topluluk etkinliği ile beşinci haritasına kavuştu.

Şimdi buraya kadar oyunun neden başarılı olduğundan ve neden iyi bir çıkış yaptığından bahsettim. Biraz da çok detaya girmeden oynanıştan ve oyunun dinamiklerinden bahsedelim.

Tek başınıza ya da 3 kişilik ekiple girebildiğiniz oyunun mantığı basit. Haritaya gir, değerli ve sana lazım olan eşyaları topla ve ölmeden yeraltı şehrine geri dön. Tur sırasında diğer oyuncularla karşılaşma ve onlarla çatışma ihtimalin de var. İlk günleri özellikle solo modunda topluluk çok cana yakın ve yardımsever olsa da şu an ortalık biraz yangın yerine dönmüş durumda.

Oyunda zaman zaman desynch şüphesi yaratan anlar olabiliyor. Bu anlarda nasıl vurulduğunuzu anlamıyorsunuz. Ama genel hatları ile bu oyunun çatışma dinamikleri ve takım içi sinerjisi gerçekten iyi oturmuş. Farklı silahlar, güncellemeler ve düşmana vurduğunuzda gelen o tokluk hissi baya sağlam… Dinamikler oyuncuyu çatışmanın içine çekmek için tasarlanmış ve bunu başarıyorlar. gerek PvP gerekse de PvE olsun, çatışmaya girdiğinizde o mücadele hissini fazlasıyla alıyorsunuz.

Oyun tek başınıza oynadığınızda da oldukça keyifli. Ama o sıkılma riski tek kişilik oyunda daha yüksek. Eğer ekip arkadaşlarınız varsa asıl keyfi o zaman çıkıyor.Zorlayıcı çatışmalar, boss benzeri düşmanlarla yapacağınız mücadeleler ve görev içi riskler co-op oynarken gerçekten keyifli bir akış yaratmış.

Düşman çeşitliliği fena değil, özellikle ilk saatlerde en ufak düşman bile sizi zorluyor. Karakteriniz gelişmeye başladığında ise leaper gibi düşmanlara bile çok rahat kafa tutuyorsunuz. Çok daha büyük olan Arc’lar için se ekip çalışması çok önemli. Yani sadece siz değil, haritada bulunan diğer oyuncuların da müdahale etmesi gerekiyor. ben daha Queen gibi devasa düşmanları alt edecek bir oluşuma giremedim ama videolara baktığımda nasıl bir coşku olduğunu anlayabiliyorum.

Yapay zeka çok derin değil ama Arc’lar agresif ve zorlayıcı tasarlanmış. Özellikle kalabalık anlarda pozisyon almayı zorlaştırıyorlar. Atabi yer yer açık alanda takılıp kalabiliyorlar, saldırı döngüleri çok net görülebiliyor. Başka oyuncularla mücadele ederken olaya Arc’ların dahil olması ise çatışmayı çok farklı boyuta sürükleyebiliyor. Çatışmalar çok daha kaotik ve çok daha heyecanlı bir hal alıyor.

Oyunun hikayesi güzel bir zemine oturtulmuş fakat oyunda çok ağır işliyor. Oyun içi görevlere yer verilmiş ama şu aşamada hikayenin aktığını pek hissedemiyorsunuz. Evet, oyunda loot sistemi var. Silahlar, ekipmanlar, kozmetikler, yükseltmeler… Ancak ödüller çoğu zaman yeterince anlamlı hissettirmiyor. 

Zaten Arc Raiders’ın en çok potansiyeli olan tarafı burası. Dediğim gibi eğer ilerleme ve ödül döngüsü daha sürükleyici bir hale getirilirse oyun çok daha büyük bir kitleyi uzun süre elinde tutabilir.

Başta da bahsettiğim gibi oyunda şu anda beş farklı harita var. Bu haritalar öyle küçük değil. gerçekten büyükler ve içerik anlamında dolu dolu tasarlanmışlar. Haritaların genel tasarımı geniş, açık ve hareket etmeye teşvik eden bir yapıya sahip. Özellikle ışıklandırma ve partikül efektlerinin yoğun olduğu büyük çatışmalarda, oyunun “savaşın ortasında kalma” hissini iyi verdiğini söylemem gerek. Görsel tarzı ise retro-fütüristik tarafa yakın, mekanlar da buna eşlik etmiş.

İşin teknik tarafında çok büyük bir problem yok. Arada zorlarsanız hatalar buluyorsunuz ama genel anlamda optimizasyon çok iyi. Kare hızı stabil, oyunun ritmini bozan ciddi bir performans sorunu yaşamadım.

Ses tasarımı ise başarılı. Silah sesleri tatmin edici, düşman tepkileri net, müzikler özellikle çatışma sonrası sakinleşme anlarında oyunun tonunu yumuşatıyor. Yani ses tarafı oyunun atmosferini güçlü biçimde destekliyor. Karakterler ise yapay zekayla seslendirilmiş.