Oyun İncelemesi

Clair Obscur: Expedition 33 İnceleme

Video inceleme

Clair Obscur: Expedition 33 sahip olduğu dinamikleri JRPG türünün sıra tabanlı sistemi ile kusursuz bir şekilde birleştiriyor. Üstelik bunu kendinizi kaptıracağınız müzikleri ve son derece dramatik hikayesi ile tamamlıyor.

Expedition 33 kasvetli ama aynı zamanda büyüleyici bir dünyaya sahip. Genelde bu tarz RPG oyunlarında uzun bir giriş olur ve olayların açılması biraz gecikir. Bu oyunda zaten iş merak unsuruyla başlıyor ve sizi adeta kıçınıza tekme atarak bir anda olayın içerisine sürüklüyor. Hikayedeki merak unsuru üst düzeyde tutulmuş. Verilen bilgiler ışığında teori üretmeye de müsait bir yapısı var.

Oyunun hikayesi bir geri sayım ve döngü üzerine inşa edilmiş.. Ne olduğunu bilmediğimiz Ressam isimli bir varlık ufukta tuval gibi kullandığı devasa bir dağın üzerine her yıl bir sayı çiziyor. O sayı insanların kaç yıl yaşayacağını belirliyor. Geri sayım olduğu için bir nevi insanların hayatı kısalıyor. Zaten tuvaldeki sayıyı sildiği anda o yaştaki insanlar anında yok oluyorlar. Thanos’un parmak şıklatması gibi düşünün..

İnsanlar ise bu gizemi çözmek için bir keşif birliği oluşturuyolar. Son derece eğitimli olan bu birlik her yıl Ressam’ı durdurmak üzere yola çıkıyor. Tabi ana amaç onu durdurmak ama her birlik sonrakilerin daha ileriye gitmesi için arkasında notlar bırakıyor. Oyun boyunca bu notları buluyor ve hem hikayedeki eksik parçaları tamamlıyoruz hem de o birliğe ne olduğunu öğreniyoruz. 99 ile başlayan bu keşif yıllarca devam ediyor. Zaten oyunun ismi de buradan geliyor ve biz de 33.seferin, yani Expedition 33 üyelerinin hikayesine tanıklık ediyoruz. 

Oyunun kurgusal dünyası çok etkileyici. Edebi anlatım ve dünya tasarımında farklı bir örnek kullanılmış. Zaten oyunun adı da buradan geliyor. Expedition 33, 33.seferi işaret ederken Clair Obscur ise oyunun dünyasını tasvir etmiş.

İtalyancası Kiyoroskuro, Türkçe’de biz bunu Işık Gölge Tekniği olarak biliyoruz. Bu terim sanatta karanlık ve aydınlığın oluşturduğu zıtlık için kullanılıyor. Bu tekniği kullanan tablolara baktığımızda da zıtlığı daha net bir şekilde görüyoruz. karanlık bir tuvalde zıt renkler çok daha parlak ve ön planda gözüküyor. Kullanılan ışık oyunları ile üç boyutlu nesnelere hacim kazandırılıyor ve daha etkili gözükmeleri sağlanıyor.

Oyunun dünyasına ve kullanılan renk paletine baktığımızda da bu tekniği daha net bir şekilde görüyoruz. Mistik sahneler, ön plana çıkarılmış tablo gibi görüntüler ile bu tekniğe fazlasıyla başvurulmuş. Oyun hikaye tarafında karamsarlık, trajedi ve aynı zamanda umut gibi kavramları kullanırken, özellikle kilit anlarda ışık gölge tekniği ile bu anlatımı daha kuvvetli bir hale sokmuş. 

Oyunun karakterlerine kısa sürede alışıyorsunuz. Her birinin kendine has özellikleri var ve bu durum hem dövüş sistemine hem de hikayeye güzel bir katkı sağlamış. Zaten bir istisna hariç hepsinin 33 yaşında olması, yani başarısız olmaları durumunda silinecek olmaları başlı başına karakter motivasyon sorununu ortadan kaldırıyor. Buna rağmen her bir karakterin yolculuğa neden katıldığını üzerinde fazlasıyla durulmuş. Hem dünya haritasındaki kamp sistemi hem de ara sahnelerde yer verilen bu anlatım, gereksiz detaylarla sizi boğmuyor. 

Dünya haritası demişken oyunu oynadığımda bu sistemi ne kadar özlediğimi fark ettim. Başta da saydığım bir çok klasik JRPG’de kullanılan bu sistem oyuna inanılmaz bir ivme kazandırmış. Esque Airship mantığı. 

Oynanış tarafına baktığımızda sonlara doğru biraz sarsılsa da oyunun genel temposu oldukça dengeli. Dünya haritasında birçok yan bölgeye yer verilmiş. Özellikle eşya, para toplama konusunda tatmin edici bir çeşitlilik var. Yan hikaye tarafında ise oyun biraz zayıf kalmış, belki de en önemli eksiği bana göre bu kısım. Haritasındaki yan bölümlerde dünyayı daha zenginleştirecek bir görev yapısı, hikayelere yer verilebilirmiş. Hal böyle olunca grinding dışında bi süre sonra sadece ana hikayden devam etmeye başlıyorsunuz, en azından bana öyle oldu.

Savaş sistemi aşırı keyifli. Sıra tabanlı olmasına rağmen eklenen dinamikler ile zaman zaman aktif tabanlı bir sisteme evriliyor.

Oyun sıra tabanlı olmasına rağmen gayet hızlı. Sadece bazı düşman atakları yavaş bir şekilde gerçekleşiyor. Bu da biraz kontra atak sisteminde gerilim yaratmak için tercih edilmiş. yani klasik şekilde ben vurayım, sıra düşmana geçsin mantığı yok. Tamam temel bunun üzerine inşa edilmiş ama atak yaparken QTE, savunma tarafında ise dodge ve parry mekaniği ile çeşitlendirilmiş. hele kontra atağa geçmek baya gaza getiriyor. Bu durum hem savaşları daha dinamik yapmış hem de o çizgilerin dışına çıkmışlar. Aşırı beğendim.. Super Mario RPG’leri oynadıysanız biraz o mantıkta diyebilirim.

Tabi seviye atladıkça karakter statlarını geliştiriyorsunuz. Bunun dışında her karakter için birçok silah seçeneği de mevcut. Tıpkı yeteneklerinizde olduğu gibi silahlarda da elemental etkiler var. Yani klasik ateşe karşı su mantığı çok ağır olmasa da bu oyunda da mevcut.

Bir de Pictos adı verilen bir sistem var. Pictos’u anlat

Tüm bunlara artı olarak hikayede bazı kilit anları geçtiğinizde yeni özellikler de açılıyor. Bu da çeşitlilik anlamında güzel bir detay.

Dövüş sistemindeki en kili nokta aslında düşmanın zayıf yönünü ve patern dediğimiz saldırı tarzını anlamakta yatıyor. Souls oyunalrında nasıl boss savaşlarında atak tarzını çözmeye çalışıyorsunuz, bunda da o mantık söz konusu. Patern’i ezberlediğinizde dodge, parry sistemini daha efektif kullanıyorsunuz. Özellikle karşı saldırı sistemi zor ama bir o kadar da ödüllendirici.

Oyunun zaten görsel anlamda çok etkileyici olduğunu söylemiştim. Zaman zaman yapaylık var ama bu yapaylığı atmosfer ile çok güzel egale etmişler. Her bölüm farklı bir atmosfere sahip. Seslendirme kadrosu zaten çok zengin. Andy Serkis, Charlie Cox gibi ünlü isimlerin yanı sıra birçok farklı oyun projesinde çalışan deneyimli, bir kadro var. Bu isimler zaten oyunun dramatik yapısını çok daha etkileyici kılmışlar.

Müzik konusunda ne desem az kalır. Genelde tuşlu ve telli çalgılar tercih edilmiş. Müzikler hem atmosferi tamamlıyor hem de savaş kısmında sizi acayip gaza getiriyor. Bu konuda çok fazla şey söylemeye gerek yok, benze uzun bir süre müzik listelerinizden düşmeyecek parçalara imza atılmış. Ben sadece birkaç tema müziğine ağırlık vermişlerdir falan diyordum ama yok, oyunda gerçekten çok eşsiz ve etkileyici parçalar var.

Clair Obscur: Expedition 33 İnceleme — Komador