Ürün İncelemesi

Razer DeathAdder V4 Pro İnceleme

Razer DeathAdder V4 Pro, serinin ergonomik tasarımını korurken hafiflik ve performans konusunda çıtayı daha da yukarı taşıyor. Peki DeathAdder V4 Pro, üst düzey oyuncu faresi arayanlar için fiyatını hak edecek kadar başarılı mı?

Razer’ın DeathAdder serisi, son on yılın en ikonik rekabetçi oyuncu farelerinden bazılarını bize sundu. Yeni DeathAdder V4 Pro da bu geleneği sürdürüyor. Dışarıdan bakıldığında V3 Pro ile neredeyse birebir aynı – sade tasarım, fazladan tuş yok, aynı gövde formu – ama içerideki her şey değişmiş durumda. Yepyeni 45.000 DPI sensör, optik scroll tekerleği, yeni nesil optik anahtarlar, güncellenmiş HyperSpeed kablosuz bağlantı ve tam 8000Hz polling rate değeri ile donatılmış. Kısacası Razer’ın yıllardır geliştirdiği tüm teknolojilerin “en iyi albümü” gibi düşünebilirsiniz.

Peki farkı hissediyor musunuz? Açık konuşmak gerekirse çoğu oyuncu için bu uç değerler fazla abartılı gelebilir. 8000Hz polling rate, kağıt üzerinde muazzam görünüyor ama pek çok oyuncu farkı hissetmeyebilir. Benzer şekilde, çoğu profesyonel bile 3200 DPI’ın üzerine pek çıkmıyor. O zaman neden 45K DPI? Aslında bu biraz Razer’ın “biz en iyisini yaptık” mesajı. Yine de DeathAdder V4 Pro’yu bir hafta boyunca farklı oyunlarda test ettikten sonra söylemeliyim ki: bu fare harika. En son teknoloji olmasa bile, zaten ergonomisiyle, hafifliğiyle, dayanıklılığıyla şahane bir cihaz olurdu. Yeni nesil özelliklerle birleşince ise, Razer’ın bugüne kadar ürettiği en iyi mouse olduğunu söylemek abartı olmaz.

Tasarım ve Özellikler

Razer, DeathAdder’ın yıllardır oyuncuların sevdiği gövde formuna dokunmamış. Açıkçası çok da iyi yapmış. 128 x 68 x 44 mm ölçülerindeki gövde, avucuma tam oturuyor. Beş saatlik maraton oturumlarda bile rahatsızlık hissetmedim. Viper V3 Pro’dan biraz büyük ama bu form farklı tutuş stillerine çok uyumlu. Ben avuç içi ve parmak ucu tutuş karışımı kullanıyorum; her ikisine de çok iyi uydu. Pençe (claw) tutuşu tercih edenler de V3 Pro’daki aynı gövdeyi rahat bulmuştu.

Bir diğer güzel detay ise ağırlık: sadece 56 gram. V3 Pro’dan %10 daha hafif. PTFE ayaklarla birleşince, mousepad’in üzerinde yağ gibi kayıyor. Üst kaplaması da ideal: ne kaygan ne de fazla pürüzlü. Elinizi sabit tutarken güven veriyor, hızlı hareketlerde de elinizden kaymıyor.

Dayanıklılık konusunda da güven veriyor. Ne kadar zorlasam da esnetemedim, salladığımda tek bir ses çıkmadı. DeathAdder serisinin yıllardır sağlamlığıyla bilindiğini düşünürsek, uzun süre sorunsuz kullanılacağını tahmin etmek zor değil.

V3 Pro’nun en büyük kusurlarından biri olan gevşek hissiyatlı scroll tekerleği de tarihe karışmış. Yeni modelde mekanik yerine optik scroll tekerleği var. Hem daha dayanıklı hem de çok daha net. Yanlara sallanma yok, istemsiz kayma yok. Rematch oynarken (pas çağrısı için tekerleğe tıklıyorsunuz) onlarca kez kullandım, tek bir hata yaşamadım.

Sol ve sağ tuşlarda tamamen yeni optik switch’ler var. Tıklamalar son derece hızlı, çok az basınçla çalışıyor. Tek sorun şu olabilir: sesi. Oldukça yüksek ve ince bir “ping” sesi çıkarıyor. Kimileri ucuz bulabilir ama ben net ve tatmin edici his verdiğini söylemeliyim. Yan tuşlarda ise V3 Pro’ya kıyasla küçük bir boşluk bırakılmış; bu sayede yoğun çatışmalarda yanlış tuşa basma ihtimali azalıyor.

Teknik Özellikler
BağlantıRazer HyperSpeed Wireless Gen-2 / Kablolu
Pil Ömrü1000 Hz 'de 150 saate, 8000 Hz'de 22 saate kadar
SensörFocus Pro 45K Optical Sensor Gen-2
Maksimum DPI45000
Maksimum Hızlanma85
Programlanabilir Tuş6 Adet

Tabii farede fazla tuş arayanlara hitap etmiyor. Sadece iki yan tuşu var, DPI ayarı da altta yer alıyor. Oyun için DPI’ı bir kez ayarlayıp bırakıyorsanız sorun değil, ama DPI’ı sık sık değiştirenler için biraz uğraştırıcı olabilir.

Taşınabilirlik tarafında da eksileri var: Bluetooth yok, sadece büyükçe kablosuz dongle üzerinden çalışıyor. Seyahat eden veya farklı cihazlar arasında sürekli geçiş yapan oyuncular için bu durum dezavantaj olabilir.

Dongle’ın kendisi ise kaliteli hissettiriyor. 44 gram ağırlığıyla neredeyse farenin kendisi kadar ağır. Altındaki kauçuk yüzey sayesinde masada kaymıyor. Üzerindeki 3 LED ışık, DPI ve polling rate gibi ayarları hızlıca görmenizi sağlıyor. Tek sıkıntı, pil durumunu gösterirken iki farklı yeşil tonunun kullanılması; bazen ayırt etmek zor olabiliyor.

Batarya ve Yazılım

DeathAdder V4 Pro, 1000Hz polling’de 150 saate kadar, 8000Hz’de ise yaklaşık 22 saat batarya ömrü sunuyor. Testlerimde 1000Hz’de gerçekten haftalarca şarj etmeden kullandım. 8000Hz’de ise her 2,5 saatte %10 azaldı, yani Razer’ın söylediğinden bile biraz daha iyi çıktı.

Ancak yazılım tarafı için aynı şeyi söylemek zor. Razer Synapse hâlâ şişkin ve zaman zaman sorun çıkarıyor. Mouse’u tanımadığı oldu, bazı özellikler ise açıklama eksikliğinden dolayı kafa karıştırıcı. Örneğin dinamik hassasiyet ayarı (mouse’u ne kadar hızlı hareket ettirdiğinize göre hassasiyet değiştiriyor) teoride mantıklı ama uygulamada bana hitap etmedi. Yine de çekirdek ayarlar – DPI, polling rate, LED özelleştirmeleri – basit ve sorunsuz çalışıyor. Özellikle oyun sırasında polling rate’in otomatik olarak yükselmesi hoşuma gitti.

Oyun Performansı

Gelelim asıl meseleye: oyunlardaki performansı. DeathAdder V4 Pro’yu Counter-Strike 2, Fortnite, Rematch ve DoorKickers 2 gibi farklı türlerde test ettim. FPS’ten taktiksel stratejiye kadar her senaryoda kusursuz çalıştı.

Razer’ın 45K DPI sensörü tamamen abartı olabilir ama inanılmaz hassas. 800 DPI’dan 3200 DPI’a çıktığımda bile her hareketi kusursuz şekilde yansıttı. Hiç lag, takılma ya da yanlış giriş yaşamadım. Tam güven veriyor.

Polling rate tarafında ise tartışmalar sürüyor. Benim 144Hz monitörümde 1000Hz ile 8000Hz arasındaki farkı pek hissetmedim. Hatta Fortnite’ta 8000Hz kullanırken FPS’imin 20-30 düştüğünü gördüm. Bu yüzden genelde 2000Hz’de kullanmayı tercih ettim. Yine de geleceğe dönük bir cihaz olduğunu söylemek lazım; daha güçlü sistem ve yüksek Hz’li monitörlerle performansını sonuna kadar gösterecektir.